Cami Süpürgesi

Pazırık Halısı – Hermitage Müzesi (St. Dünyanın en eski halısı; Rusya, St. Bu halının kökeninin Sibiryada yaşayan Türki gruplara, İskitlere veya Persli Ahamenişlere dayandığı söylenmektedir. Cami Süpürgeleri Halı insanların rahat ve sıcak bir zemin arayışı sonucu ortaya çıkan ve ev dekorasyonunda önemli bir yer tutan bir malzemedir. Halı bir buz kütlesinin içinde tamamen donmuş olduğundan dolayı bozulmadan günümüze kadar ulaşmıştır. Muhteşem bir yapıya sahip olan halının ilmek yoğunluğu günümüzde birçok halı mağazasında satılan halılarınkinden daha yüksektir. Bu nedenle orta çağlardan itibaren batılı sanatçılar Doğu motiflerini tanıyorlardı; bu motifler genel olarak Sasani kökenli olup zamanla Asya, erken Hıristiyanlık, Bizans ve İslam kültürlerinin muhteşem karışımıyla zenginleşmiştir. Bu halıların günümüze kadar ulaşabilmiş en eski örneğinin MÖ 6-5. Bunlar 1860-1870 yılları arasındaki dönemde, daha kimyasal boyalar keşfedilmeden önce yapılmışlardır. Ayrıca genellikle üst sınıflar tarafından kullanılan lüks bir eşya olarak görülmekteydi. yüzyılda, Hristiyan azizlerin değerli eşyaları Orta Doğudan sevk edilmesi için pahalı malzemelere sarılırdı. Günümüze kadar gelen halı, yaşantımıza ekonomik, sosyal ve kültürel olarak önemli bir yer tutar. yüzyıldan kalmadır ve Pazırık (Pazyryk) Vadisinde bulunduğu için Pazırık Halısı olarak adlandırılmıştır. Dünyada bilinen ilk halılar Orta Asyada Türkler tarafından dokunmuştur. Modern halılar, 1920 li ve 1930 lı yıllardan itibaren Batıdan gelen piyasa taleplerine uygun olarak üretilen halılardır.. yüzyılın başına kadar olan dönemde, üretilen halılar ise yarı antika veya eski halı olarak adlandırılabilir. Zamanla sevdiklerini de desenleştirerek, bugünkü halının kaba örneklerine ulaştılar. Gerek Türklerdeki, gerekse doğu ülkelerindeki ev dekorasyonundaki başlıca unsur halı ve kilimdir. yüzyıllarda yapılmış olduğu ve halen Leningrad Müzesinde saklandığı bilinmektedir.[1] Bu halı Pazırık Halısı olarak bilinmektedir. 1920 yılından önce yapılan halılar antika kategorisine dahil edilmektedir. Halı atkılarının atılmasından sonra (arka iplikleri) üzerine desene göre istenilen hav yüksekliğinde iplerin geçirilerek düğümlenmesi ile yapılan ev içinde ve genellikle yer örtüsü olarak kullanılan eşyadır. İnsanlar önce sıcak bir zemin yaratmak amacıyla hayvan postlarını kullanıyorlardı. Tarihi ise insanlık tarihi kadar eskidir. İhtiyaçları arttıkça, ihtiyaçlarına uygun post bulamadıkları için, post taklidi yaygılar ürettiler. Petersburgdaki State Hermitage Müzesinde sergilenmektedir. Halı, evlerde ilk kullanıldığı zamanlarda; koruma, zeminin örtülmesi, duvarların kaplanması ve dekorasyon amacıyla kullanılıyordu. Kısaca halı insanoğlunun doğaya karşı ve doğayı kendine uydurma mücadelesinin ilk ürünlerindendir. Fakat kesin sınıflandırma yapmak gerektiğinde, Antika halılar genellikle kimyasal boyaların kullanılmadığı geleneksel halılar olarak tanımlanmaktadır. Günümüze ulaşmış en eski halı, bir İskit prensinin donmuş mezarında bulunmuştur. Kilimle halı bir birinden farklıdır: Kilim ince bir halı tipidir. Daha sonra 7. Halının bir zamanlar parlak olan kırmızılarının, lacivertlerinin ve yeşillerinin artık solmuş olmasına karşın, o zamanlar oldukça canlı oldukları anlaşılmaktadır. Petersburg) Bulunan ilk halı, 183x200cm boyutundadır ve her metrekaresinde yaklaşık olarak 360.000 ilmek bulunur (İlmek:Halı dokurken düğümleri bağlamak). Dünyada bilinen bu en eski havlı halı, yün olup MÖ 5.-4. Bu, Romadan hacca giden Avrupalı manastır başlarının ağırlığınca altın değerinde kumaşlar ve kutsal emanetler getirmeyi asla ihmal etmedikleri Merovenjler dönemiydi. Bazı evlerde de duvarda görülür. Halının kökü Anadolu Selçuklu Devletinden gelmiştir. Günümüzde modern teknolojinin sınırsız avantajlarını kullanan halı sektörü kendini sürekli yenilemektedir. Her yıl yeni trendlerin, kalitelerin ortaya çıktığı halı sektörü yaratıcılığın sınırlarını zorlamaya devam etmektedir. Bu dönemden 20. En geniş sınırında yük atı ve insan figürleri, orta kısmında bir kurdele motifi vardır. Bu halı Sergei Ivanovich Rudenko tarafından 1949 yılında bir Sibirya höyüğünde yapılan kazı sırasında bulunmuştur. Deseni çok zengin ve ilginçtir; ortasında 24 tane çarpı şeklinde figür vardır; bunların her birinde stilize edilmiş 4 nilüfer çiçeği vardır. Bu kompozisyonu grifinlerle çerçevelenmekte ve bunu 24 alageyiklik bir sınır izler